Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesi, Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olarak bu yıl hasat dönemine girmiş durumda. Eber Gölü’nün sağladığı mikro iklim sayesinde yüksek kalitede yetişen Apolyont cinsi kiraz, yurt dışı pazarlarında büyük ilgi görüyor. Ancak, rekoltedeki artışa rağmen satış fiyatlarının maliyetleri karşılamaması, üreticilerin mutluluğunu gölgeliyor.
Apolyont kirazı, Sultandağı’nın simgesi haline gelmiş olup, iri yapısı ve kendine özgü aromasıyla dikkat çekiyor. Geçen yılki zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşanırken, bu yılki uygun hava koşulları sayesinde üretimde önemli bir artış gerçekleşti. Üreticiler, uzun yılların en yüksek hasatını yapmayı bekliyor.
Sultandağı Ziraat Odası Başkanı Hasan Dinç, bu yıl üretim miktarının tarihi seviyelere ulaştığını ancak fiyatların aynı oranda artmadığını açıkladı. Bölgedeki meyve bahçelerinin yaklaşık 30 bin dekar olduğunu belirten Dinç, bunlardan yalnızca 600 dekarın doludan etkilendiğini ifade etti. Üretimde geçen yıla göre yüzde 70 ila 80 oranında bir artış yaşandığı tahmin ediliyor.
Dinç, kirazın bahçeden en yüksek 60 liraya satıldığını, ikinci kalite ürünlerin 25 ila 40 lira arasında alıcı bulduğunu ve organik ürünlerin ise yaklaşık 45 lira seviyesinde olduğunu belirtti. Ortalama satış fiyatının üretim maliyetlerini karşılamadığını vurgulayan Dinç, işçilik giderlerinin sürekli arttığını dile getirdi. Hasat dönemindeki günlük işçi ücretlerinin 1.500 liraya kadar çıktığını kaydetti.
Kiraz üreticisi Kadir Süzer, üretimin yalnızca hasat döneminden ibaret olmadığını, yıl boyunca yoğun bir emek harcandığını ifade etti. Budama, ilaçlama, gübreleme ve sulama işlemlerinin aylarca sürdüğünü belirten Süzer, hasat döneminde sabah saat 05.00’te işe başladıklarını ve gün içinde ürünleri sınıflandırdıklarını aktardı. Bu sezon altı dönümlük bahçesinden 5 ila 6 ton ürün beklediğini söyledi.
Süzer, kirazlarını kilogramı 55 ila 60 lira arasında sattığını, mevcut fiyatların sürdürülebilir üretim için yeterli olmadığını dile getirdi. Gelecek yıllarda verimliliğin korunabilmesi için satış fiyatlarının en az 150 lira seviyesine ulaşması gerektiğini savundu. Aksi takdirde, artan maliyetler nedeniyle birçok üreticinin ekonomik zorluk yaşayabileceği uyarısında bulundu.




