İş arama sitelerinde her gün binlerce yeni pozisyonla karşılaşmak, işgücü piyasasının hareketlendiği izlenimini yaratabiliyor. Ancak ilan sayısındaki artış her zaman aynı oranda işe alım anlamına gelmiyor.
İŞKUR’un Haziran 2026 verilerine göre açık iş sayısı 242 bin 819’a ulaşarak geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,7 arttı. Aynı dönemde işe yerleştirme sayısı 134 bin 374 olarak gerçekleşirken yıllık bazda yüzde 7,9 geriledi.
Bu iki veri tek başına Türkiye’de “hayalet ilanların” arttığını göstermiyor. Ancak dünyada giderek daha fazla tartışılan bir işe alım pratiğini yeniden gündeme getiriyor: Gerçekte hemen doldurulması planlanmayan pozisyonlar için yayımlanan iş ilanları.
Hayalet iş ilanı nedir?
“Ghost job” ya da hayalet iş ilanı, şirketin aktif olarak işe almayı planlamadığı halde yayında tuttuğu veya yayımladığı pozisyonlar için kullanılan bir kavram.
Şirketler kimi zaman gelecekte oluşabilecek ihtiyaçlar için aday havuzu oluşturmak, piyasadaki yetenekleri takip etmek ya da sürekli büyüyen bir şirket görüntüsü vermek gibi nedenlerle ilan yayımlayabiliyor. Bazı ilanlar ise pozisyon doldurulduğu halde yayından kaldırılmadığı için adayların karşısına çıkmaya devam edebiliyor.
ABD’de Glassdoor verileri üzerinde gerçekleştirilen akademik bir çalışma, incelenen iş ilanlarının yüzde 21’e varan bölümünün hayalet ilan olarak sınıflandırılabileceğini ve uygulamanın özellikle büyük şirketlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
Ülkeler hayalet ilanlara karşı harekete geçiyor
İş ilanlarındaki şeffaflık tartışması bazı ülkelerde yeni düzenlemeleri beraberinde getiriyor.
Kanada’nın Ontario eyaletinde 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren kurallar kapsamında belirli iş ilanlarında gerçekten boş bir pozisyon bulunup bulunmadığının açıklanması gerekiyor. Düzenleme ayrıca ücret bilgilerinin belirtilmesi ve işe alım sürecinde yapay zekâ kullanılması halinde bunun adaylara bildirilmesi gibi şeffaflık hükümleri içeriyor.
Fransa’da ise mevcut çalışma mevzuatı, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya açık olup olmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarına karşı hükümler barındırıyor.
İş arayan için zaman ve güven kaybı
Hayalet ilanların aday açısından bedeli yalnızca sonuçsuz kalan bir başvuru değil. CV’nin hazırlanması, ön yazının pozisyona göre düzenlenmesi ve mülakat süreçleri ciddi zaman ve emek gerektirebiliyor.
Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, bu durumun şirketler açısından da güven sorununa dönüşebileceğine dikkat çekiyor:
“Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor.”
Türkiye’de özel bir düzenleme yok
Türkiye’de doğrudan hayalet iş ilanlarını hedefleyen özel bir yasal düzenleme bulunmuyor.
Bal’a göre şirketlerin mevzuatı beklemeden şeffaflık adımları atması mümkün. İşe alımı tamamlanan pozisyonların kapatılması, artık geçerli olmayan ilanların kaldırılması ve sürece giren adaylara makul sürede geri dönüş yapılması bunların başında geliyor.
İş arayanlar açısından ise ilan sayılarının tek başına işgücü piyasasının durumunu göstermediğini akılda tutmak gerekiyor. Bir ilanın uzun süredir tekrar tekrar yayımlanması, görev tanımının belirsiz olması veya başvuru sürecine ilişkin hiçbir takvim verilmemesi dikkat edilmesi gereken işaretler arasında sayılabilir. Bunlar tek başına ilanın “hayalet” olduğunu kanıtlamasa da adayın pozisyonu daha dikkatli değerlendirmesine yardımcı olabilir.




