1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Mücevher ihracatında rekorun perde arkası: Külçe altın rakamları şişirdi

Mücevher ihracatında rekorun perde arkası: Külçe altın rakamları şişirdi

Türkiye’nin mücevherat ihracatı ağustosta yüzde 174,7, eylülde yüzde 203,3 artarak dikkat çekici bir sıçrama yaptı. Ancak rekor yükselişin arkasında katma değerli mücevherden çok külçe altın ihracatı bulunuyor. İç talebin gerilemesiyle Türkiye’de altının dünya fiyatının altına düşmesi, kilogram başına farkı bir ara 1.000–1.500 dolara çıkardı ve külçeyi dış pazara yöneltti.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya gazetesinden Nurdoğan A. Ergün’ün haberine göre, Türkiye’nin mücevherat ihracatında son iki ayda ortaya çıkan rekor artış sektörün gerçek performansını tek başına yansıtmıyor.

Yılın ilk yedi ayında ihracatı yüzde 27,4 gerileyen mücevherat sektörü, ağustosta yüzde 174,7, eylülde ise yüzde 203,3 artış kaydetti. Böylece yılın ilk bölümünde yaşanan kaybın önemli kısmı rakamsal olarak telafi edildi.

Ancak yükselişin önemli bölümü işlenmiş mücevherden değil, külçe altın ihracatından kaynaklandı.

İç talep düşünce fiyat dengesi tersine döndü

Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) Başkanı Mustafa Özcan’ın verdiği bilgilere göre, kota ve güçlü iç talep nedeniyle daha önce Türkiye’de altın dünya piyasalarına göre primli işlem görüyordu.

İç piyasada altına yönelik talebin gerilemesiyle bu denge tersine döndü. Türkiye’deki altın fiyatı dünya fiyatının altına inerken, kilogram başına fiyat farkı bir dönem 1.000–1.500 dolara kadar yükseldi.

Ortaya çıkan fiyat farkı, elinde külçe bulunanların altını dış pazara yönlendirmesini ekonomik olarak cazip hale getirdi.

Külçe ihracatı arttıkça iç piyasadaki arz dengelenirken fiyat farkının yeniden 100–150 dolar seviyelerine gerilediği belirtiliyor. Bu nedenle son iki ayda görülen hızlı külçe ihracatının da yavaşlamaya başladığı ifade ediliyor.

Rekor var ama katma değer aynı ölçüde artmadı

Sektör açısından kritik nokta, külçe altın ile işlenmiş mücevher ihracatı arasındaki katma değer farkı.

Özcan, işlenmiş mücevher ihracatının kilogram başına yaklaşık 4.500 dolar işçilik ve katma değer bıraktığına dikkat çekiyor. Külçe ihracatındaki artış ise toplam ihracat rakamını yükseltmesine rağmen aynı üretim ve istihdam etkisini yaratmıyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri son iki aylık tabloyu kalıcı bir ihracat büyümesinden çok geçici bir arbitraj hareketi olarak değerlendiriyor.

5,35 milyar doların 1,8 milyarı külçe altından

Ağustos sonu itibarıyla mücevherat sektörünün toplam ihracatı 5,35 milyar dolara ulaştı.

Bu tutarın 2,5 milyar dolarını altın takı oluştururken, altın külçe ihracatı 1,808 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde 557 milyon dolarlık gümüş külçe, 101 milyon dolarlık pırlantalı takı, 84 milyon dolarlık gümüş takı ve 256 milyon dolarlık diğer mücevher ve değerli taş ihracatı gerçekleştirildi.

Altın ve gümüş külçe birlikte değerlendirildiğinde, toplam ihracatın 2,36 milyar dolardan fazlasının külçe ürünlerden geldiği görülüyor.

Altın kotası yeniden tartışmanın merkezinde

İhracattaki değişim, altın ithalatına uygulanan kotayı da yeniden sektörün gündemine taşıdı.

MİB Başkanı Mustafa Özcan, mevcut dönemde ithalatın durma noktasına geldiğini ve ağırlıklı olarak ihracat yapıldığını belirterek kotanın artık işlevini kaybettiğini savunuyor.

Özcan’a göre kota yalnızca altına erişimi değil, ihracatçıların uluslararası müşterilerle yaptıkları uzun vadeli anlaşmaları da etkiliyor. Büyük küresel alıcıların hammaddeye erişim ve teslimat sürelerindeki belirsizlik nedeniyle Türkiye’ye sipariş vermekte daha temkinli davrandığı belirtiliyor.

“30 milyar doları yakalayabilirdik”

Türkiye mücevherat sektörü 2025 yılında 13,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Mustafa Özcan ise kota uygulanmamış olması halinde sektörün 30 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini savunuyor.

Sektörün bir başka şikâyeti de gümrük süreçlerinin uzaması. Özcan, normal şartlarda yarım günde tamamlanabilen işlemlerin uzadığını, 130 kilogram mücevher ihraç eden bir firmanın ürünlerinin 20 gün boyunca gümrükten çıkarılamadığı bir örnek yaşandığını aktarıyor.

Sipariş kaybı üretimi de Türkiye’den uzaklaştırıyor

İstanbul Sanayi Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı ve MİB Başkan Yardımcısı Fatih Kemahlı da uluslararası markaların kota uygulanan ülkelerden alımlarını azaltabildiğine dikkat çekiyor.

Kemahlı’ya göre satın alma ekiplerinin Türkiye’de yeni ürün ve koleksiyon geliştirmek yerine eski ürünlerin tekrar siparişine yönelmesi, üreticilerin bir değil iki sezonu kapsayabilecek pazar kayıplarıyla karşılaşmasına yol açabiliyor.

Yüksek hammadde ve işçilik maliyetleriyle birleşen bu durumun Türkiye’nin geleneksel mücevher üretimindeki rekabet avantajını aşındırdığı belirtiliyor. Sektör temsilcileri bazı müşterilerin üretim için Endonezya gibi alternatif ülkelere yönelmeye başladığına, bazı üreticilerin ise faaliyetlerini Dubai’ye taşıdığına dikkat çekiyor.

Son iki ayın ihracat rakamları böylece iki farklı tabloyu aynı anda ortaya koyuyor: Türkiye’nin mücevherat ihracatı rakamsal olarak hızla büyürken, artışın önemli bölümünün külçe ticaretinden gelmesi katma değerli üretimdeki sorunları perdeleyebiliyor.

Mücevher ihracatında rekorun perde arkası: Külçe altın rakamları şişirdi
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.