Küresel gıda fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası riski gündemde. Tarımsal üretimi etkileyebilecek El Niño koşulları, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji ve gübre maliyetlerine etkisi ve küresel lojistikteki belirsizlikler, yılın ikinci yarısında gıda fiyatlarının yeniden hızlanabileceğine ilişkin endişeleri artırıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO, El Niño koşullarının 2026’nın ikinci yarısında güçlenerek bazı önemli tarım bölgelerinde yağış düzenini değiştirebileceğine dikkat çekiyor. Kurumun değerlendirmelerine göre kuraklık, aşırı yağış ve sıcaklık anomalileri özellikle tarımsal üretimin kırılgan olduğu bölgelerde arz üzerinde baskı oluşturabilir.
El Niño riski büyüyor
FAO verilerine göre El Niño’nun Haziran-Ağustos 2026 döneminde ortaya çıkma olasılığı yüzde 92 seviyesine kadar çıkmış durumda ve koşulların 2027’nin başlarına kadar devam edebileceği öngörülüyor. Bazı Asya ülkelerinde pirinç fiyatlarında görülen yukarı yönlü baskıda üretim maliyetlerinin yanı sıra El Niño endişelerinin de etkili olduğu belirtiliyor.
El Niño her ürünü ve ülkeyi aynı biçimde etkilemiyor. Ancak pirinç, şeker, kahve, palm yağı ve bazı tahıl ürünleri hava koşullarındaki sert değişimlere karşı daha hassas gruplar arasında bulunuyor.
FAO’nun son tahmininde küresel tahıl üretiminin 2026/27 sezonunda önceki yıla göre yüzde 2 gerileyerek yaklaşık 2,98 milyar tona inebileceği öngörülüyor. Kurum, buna rağmen mevcut stokların görece yüksek olmasının kısa vadede piyasaya belirli bir tampon sağlayabileceğini belirtiyor.
Enerji ve gübre de fiyat denkleminde
Gıda fiyatlarındaki risk yalnızca hava koşullarından kaynaklanmıyor.
Dünya Bankası, Orta Doğu’daki arz sorunlarının enerji ve gübre piyasalarında yarattığı baskıya dikkat çekiyor. Bankanın 2026 tahmininde küresel enerji fiyatlarının yüzde 24, gübre fiyatlarının ise yüzde 31 artabileceği öngörülüyor. Küresel gıda emtia fiyat endeksinde ise baz senaryoda yaklaşık yüzde 2,5’lik yükseliş bekleniyor.
Enerji fiyatlarındaki artış; tarımsal üretimde kullanılan yakıttan gübre üretimine, soğuk zincirden uluslararası taşımaya kadar gıdanın maliyet zincirinin birçok halkasını etkiliyor.
Bu nedenle El Niño’nun beklenenden daha sert seyretmesi ile enerji ve gübre fiyatlarının aynı anda yüksek kalması, küresel gıda enflasyonu üzerinde daha güçlü bir baskı yaratabilir.
Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 37,53
Küresel riskler Türkiye açısından da yakından takip ediliyor.
TÜİK verilerine göre temmuz ayında tüketici enflasyonu yıllık yüzde 31,75 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 37,53 olarak gerçekleşti.
Türkiye’deki gıda fiyatlarının seyrini yalnızca küresel emtia fiyatları belirlemiyor. Döviz kuru, iç üretim miktarı, hava koşulları, tarımsal verimlilik, işçilik ve lojistik giderleri gibi birçok yerel unsur da perakende fiyatların oluşumunda etkili.
Bu nedenle küresel gıda fiyatlarında olası bir yükselişin Türkiye’de aynı oranda ve aynı hızda tüketici fiyatlarına yansıyacağını söylemek mümkün değil.
Gıda fiyatlarında riskler yukarı yönlü
Dünya Bankası’nın temel senaryosu gıda emtialarında sınırlı bir yükselişe işaret etse de kurum, risklerin belirgin biçimde yukarı yönlü olduğunu vurguluyor. El Niño’nun beklenenden güçlü gerçekleşmesi, Orta Doğu’daki enerji arz sorunlarının devam etmesi veya yeni ticaret kısıtlamalarının devreye girmesi bu görünümü değiştirebilir.
Bu tablo, 2026’nın kalan bölümünde gıda fiyatlarının yalnızca merkez bankalarının değil; restoranlardan gıda üreticilerine, perakendecilerden tüketicilere kadar geniş bir kesimin ana gündemlerinden biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.




