Altının ons fiyatı yeni haftanın ilk işlemlerinde 4.400 dolar eşiğinin altında hareket ediyor. Geçen haftanın son bölümünde toparlanan değerli metal, haftanın ilk saatlerinde 4.370–4.380 dolar çevresinde dengelenmeye çalışıyor.
Ancak altının yönünü bu hafta yalnızca fiyat grafiğindeki teknik seviyeler belirlemeyecek. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz çizgisinden petrolün enflasyon üzerindeki etkisine, Çin’den gelen talepten merkez bankalarının rezerv tercihlerine kadar dört temel başlık piyasanın odağında olacak.
1. Fed altın üzerindeki baskıyı sürdürüyor
Altın açısından haftanın en önemli değişkenlerinden biri ABD para politikası. Faizlerin yüksek seviyelerde kalacağı beklentisi, faiz getirisi sağlamayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki cazibesini sınırlayabiliyor.
ABD tahvil getirilerinin seyri ve doların gücü de bu nedenle yakından izleniyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş altın üzerinde baskı oluştururken, faiz beklentilerinin zayıflaması ters yönde hareketi destekleyebiliyor.
2. Petrol enflasyon hesabını değiştirebilir
İkinci önemli başlık petrol. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek yeni bir yükseliş, küresel enflasyon görünümünü yeniden bozarak merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranmasına yol açabilir.
Petrol ile altın arasındaki ilişki bu noktada iki yönlü işliyor. Jeopolitik gerilimler güvenli liman talebini artırabilirken, aynı gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi enflasyon ve faiz beklentileri üzerinden altın üzerinde baskı yaratabiliyor.
3. Çin’den güçlü altın talebi
Altının yüksek faiz ortamında direnç göstermesinde Asya’dan gelen talep de rol oynuyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin Merkez Bankası ağustos ayında rezervlerine 20 ton altın ekledi. Bu, Ekim 2023’ten bu yana en yüksek aylık alım olarak kayıtlara geçti.
Çin’de altın destekli ETF’lere yönelik ilginin de sürmesi, dünyanın en büyük altın piyasalarından birindeki yatırım talebinin fiyatlar açısından önemini koruduğunu gösteriyor.
4. Merkez bankaları alımlara devam ediyor
Altının uzun vadeli denklemindeki bir diğer unsur merkez bankaları. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankalarının net altın alımları temmuzda 23 ton oldu.
Son yıllarda rezerv çeşitlendirmesi amacıyla artan resmi sektör talebi, kısa vadeli faiz hareketlerinden farklı olarak altının yapısal desteklerinden biri olmaya devam ediyor.
4.400 dolar ilk sınav
Bu dört başlığın fiyat üzerindeki etkisi, altının yeniden 4.400 doların üzerine çıkıp çıkamayacağında görülecek. Fed ve yüksek tahvil getirileri yukarı yönlü hareketi sınırlarken Çin ve merkez bankalarının talebi ile jeopolitik gelişmeler karşı yönde çalışıyor.
Bu nedenle altın yeni haftaya tek yönlü bir fiyatlama yerine, faiz baskısı ile güvenli liman ve fiziki talebin karşı karşıya geldiği bir denklemle başlıyor.
Kaynak: World Gold Council, piyasa verileri



