ABD ekonomisinden gelen güçlü veriler tahvil piyasasında sert satışları beraberinde getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin faizi 23 Eylül’de yüzde 5,12’nin üzerine çıkarak Temmuz 2007’den bu yana görülmeyen seviyeye ulaştı.
Tahvil faizlerindeki yükselişte eylül ayına ilişkin ekonomik aktivite verileri belirleyici oldu. S&P Global verileri, ABD’de özel sektör faaliyetlerinin beş yılı aşkın sürenin en hızlı artışını kaydettiğine işaret ederken, enerji maliyetlerindeki yükseliş de enflasyon endişelerini artırdı.
Yüksek faiz ekonominin geneline yayılıyor
10 yıllık ABD tahvil faizi yalnızca finans piyasalarının takip ettiği bir gösterge değil. Bu faiz, konut ve otomobil kredilerinden şirketlerin borçlanma maliyetlerine kadar ekonominin geniş bir bölümündeki fiyatlamaları etkiliyor.
Bu nedenle yüzde 5’in üzerindeki kalıcı bir seyir, şirketlerin yatırım finansmanını pahalılaştırırken hanehalkının kredi maliyetleri üzerinde de baskı oluşturabilir.
ABD tahvil piyasasındaki hareketin küresel etkisi de bulunuyor. ABD tahvillerinin daha yüksek getiri sunması, yatırımcıların hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke varlıkları dahil daha riskli yatırım araçlarına yaklaşımını değiştirebiliyor.
70 milyar dolarlık ihalede talep zayıfladı
Tahvil piyasasındaki baskıyı artıran gelişmelerden biri de ABD Hazinesi’nin 5 yıllık tahvil ihalesi oldu.
Hazine’nin 70 milyar dolarlık 5 yıllık tahvil ihracında faiz yüzde 5,033 olarak gerçekleşti. Bu, Haziran 2006’dan bu yana 5 yıllık tahvil ihalelerinde görülen en yüksek oran oldu.
İhaledeki teklif-karşılama oranı 2,21’de kalırken önceki altı aylık ortalama 2,33 seviyesindeydi. İhalenin piyasanın beklediğinden daha yüksek faizle sonuçlanması da ABD kamu borcuna yönelik talebin yakından izlenmesine neden oldu.
Küresel ekonomi için kritik eşik
10 yıllık ABD tahvil faizi yıl başında yaklaşık yüzde 4,15 seviyesindeydi. Son yükselişle birlikte oran yüzde 5,12’ye ulaşmış durumda.
Bu hareket, küresel ekonomide uzun yıllar süren düşük maliyetli finansman döneminden uzaklaşmanın etkilerini yeniden gündeme getiriyor. ABD tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalması, yalnızca Amerikan ekonomisinin değil, küresel şirketlerin ve gelişmekte olan ekonomilerin finansman koşullarını da etkileyebilecek bir gelişme olarak izleniyor.



